Yolumuz Devrim Aşkımız Devrim | DevrimForum |
Forumumuzda Daha İyi Vakit Geçirip Devrim ... İle İlgili Konular Hakkında Bilgi Alıp "Ulusal Kurtuluş Örgütü (UKÖ) " Ne Katılıp Burada Okuduğumuz Ve Aldığımız Bigileri Gerçek Hayatta da Yapabilmemiz İçin Sitemize Kayıt Olup "Ulusal Kurtuluş Örgütü (UKÖ) " Ne Katılmak İsterseniz "Ulusal Kurtuluş Örgütü (UKÖ) " Konusuna Gelip Başvuru Yapabilirsiniz İyi Forumlar Wink

Kadınların Kurtuluşu ve Sosyalizm

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Kadınların Kurtuluşu ve Sosyalizm

Mesaj  Mustafa Alacı Bir Ptsi Nis. 20, 2009 8:50 pm

Son yılların deneyi egemen sınıfın kadınların bazı taleplerine uyumlu adımlar attığını ama kadınların baskı altında olmasının temellerine dokunmadığını gösteriyor. Bu dönem eski sosyalist deyişi bir kere daha hatırlamamıza neden oluyor: “Sosyalizm olmadan kadınların kurtuluşu olamaz.”

Ancak bu kadınların, kadın hakları için mücadele etmeyip devrimi beklemeleri anlamına gelmemekte. Sosyalistler daima kürtaj hakları için kampanyaların, eşit işe eşit ücret mücadelelerinin içinde önemli bir rol oynadılar. Devrimciler daima kadınların taleplerini genel mücadelenin içinde yükselttiler.

1910’da Uluslararası Kadınlar Günü’nü öneren büyük Alman devrimcisi Clara Zetkin’dir.

Emekçi kadınlar günü seçme hakkı ve sendikal örgütlenme hakkı için gösteri yapan Amerikan giyim işçilerinin bu gösterisinin yıldönümünde kadın işçilerin sendikalara ve sosyalizme kazanılması için önerilmiştir.

Kadınlar aynı zamanda özel ihtiyaçlarının ( kreş, kürtaj, ücretli doğum ini vb.) erkekler tarafından anlaşılmasını da amaçlamaktadır.

Birinci Dünya Savaşı’ndan önce, 1911’de yükselen işçi hareketi içinde ilk kadınlar günü kutlandı.

Kendisini sürmekte olan mücadele ile ilişkilendirdiği için büyük bir başarı kazandı.

Rusya’da ise Uluslararası Kadınlar Günü ilk kez 1912 yılında Bolşevik Partisi’nin düzenlediği yasadışı gösterilerle kutlandı.

Rusya’daki bu ilk uluslararası kadınlar günü toplantıları 1905 devriminin yenilgisinden kurtulmaya başlayan işçi sınıfının yeni mücadele dalgasının üzerine gerçekleşti.

Orta sınıf feministler işçi kadınların erkeklerle birlikte Kadınlar Günü kutlamalarına katılmalarına kızdılar.

O dönemde bir orta sınıf feminist şöyle yazıyordu:

“Bu gün (8 Mart) kadınların kocalarına bağımlılığını protesto etmiyor. Sadece ve öncelikli olarak proleter kadının sermaye tarafından köleleştirilmesini ele alıyor.”

O yaz, Palia adlı tekstil fabrikasında 2 bin işçi daha yüksek ücret için greve çıktı. Kadın işçiler ise kendi özel taleplerini de genel ücret talebine eklediler. Ücretli hamilelik izni ve patronların fabrikadaki özel banyo ve tuvaletlerini kullanma hakkı bu talepler arasındaydı.

Bu arada ustabaşıların cinsel tacizlerine karşı başka grevler de oldu. Kadın işçiler kreş talebinin yanı sıra evli kadınların çalıştırılmamasını da protesto ettiler.

Mücadele sadece kadınların kendilerine güvenlerini sağlayıp karşı karşıya oldukları baskılara karşı yeni talepler ileri sürmelerine yol açmadı. Aynı zamanda erkek işçilerin de kadın taleplerini desteklemelerini sağladı.

1984 yılındaki bir yıllık büyük greve kadar İngiliz maden işçileri sendikasının gazetesinin üçüncü sayfasında burjuva gazetelerinde olduğu gibi yarı çıplak bir kadın resmi basılırdı. Ancak grev boyunca madencilerin eşleri ve kadın arkadaşları mücadelede güçlü bir biçimde yer alınca sendika gazetesindeki bu yarı çıplak kadın resmi ortadan kalktı.

Maden işçilerinin gösterilerine katılan, toplantılarda kalkıp konuşan kadınların kazandığı kendine güven ve bu güvenle madenci erkeklerin cinsiyetçi tutumlarına karşı verdikleri mücadele devimci mücadelenin nasıl yığınsal değişimler gerçekleştirdiğinin iyi bir örneğidir.

Kadın kurtuluşu hareketinin en yüksek noktası açık ki 1917 Rus Devrimi’dir.

Rus Devrimi, Uluslararası Kadınlar Günü’nde “çocuklarımız için ekmek ve erkeklerimiz cepheden, savaştan geri gelsin” talebini ileri süren kadın tekstil işçilerinin gösterisi ile başladı. Kadınlar bir devrim mücadelesinin önderi oldular.

Ekim Devrimi’nden altı hafta sonra o güne kadar kilisede gerçekleştirilen nikahların yerine sivil nikahlar aldı. Kadınlar aile içinde yasal olarak erkeklerle bütünüyle eşit haklar kazandılar. Kürtaj hakkı yasalaştı. Taraflardan birisinin isteği ile boşanma hakkı getirildi.

Çekirdek ailenin yıkılması için çeşitli girişimler yapıldı. Kollektif yurtlar, çocuk kreşleri, aşevleri ve çamaşırhaneler kuruldu.

Devrimin önderlerinden Alexandra Kollontai Bolşeviklerin umudunu şöyle dile getirdi:

“Bir tüketim olmaktan çıkınca aile bugünkü şekliyle yaşayamaz hale gelecek ve yıkılıp gidecek.”

Bolşevikler özel bir kadın bölümü kurdular ve kadınların Rus toplumu içindeki geri durumlarına karşı gene kadınları mücadelesinin örgütlenmesine katkıda bulunmak için bir kadın gazetesi çıkardılar.

Ne var ki 1920’lerin sonunda stalinizmin devrimi yenilgiye uğratan karşı devrimi 1917’de kadınların kazandığı hakları yerle bir ederken kadınları yeniden ağır baskı altına aldı.

Kürtaj yeniden suç haline geldi, boşanma iyice zorlaştırıldı, beşten fazla çocuğu olan kadınlara büyük ödüller verildi.

Karşı devrim sosyalizm olanağını ortadan kaldırırken kısa sürede kazanılmış olan tüm kazanımları da ortadan kaldırdı.

Öyleyse sosyalizm kadın kurtuluşunun, tecavüzün, pornografinin, cinsiyetçi düşüncelerin ortadan kalkmasının garantisi mi?

Elbette devrimin ilk günü kadınların üzerindeki baskıların bütün biçimleri yok olmayacak. Ama, kâr için değil, insan ihtiyaçlarının karşılanması için oluşan bir toplum elbette ki kadınlar üzerindeki baskıları bütünüyle ortadan kaldıracaktır.

Engels kadınların yeniden işyerlerine girmelerinin kadınların kurtuluşunun ön koşulu olduğunu söyler. Bu kadınları evde tecrit olmuşluktan kurtarır ve değişim için kollektif olarak örgütlenme olanağı verir.

Bugün milyonlarca kadın çalışıyor. Yığınsal mücadeleye atıldıkları takdirde bütün eski fikirlere karşı çıkıp onları yerle bir edebilirler. Yığınsal kadın mücadelesi aynı zamanda erkeklerin değişmesinin de yoludur.

Eğer çocuk bakımı tek tek kadınların sorumluluğu olmaktan çıkıp tüm toplumun sorumluluğuna geçerse, çocuk doğurmak bir aileye değil topluma çocuk doğurmak olursa, kadınların biyolojik olarak daha zayıf olduğu inancı da yok olur.

Eğer ev işi tek tek ailelerin kendi başlarına çözmek zorunda oldukları bir iş olmaktan çıkarsa, aileler kutu gibi küçük evlerde yaşamak zorunda kalmazlarsa, tüm kadınlar toplumun her türlü etkinliğinde eşit bir biçimde yer alırlar.

Bugünkü cinsiyetçi fikirler sadece küçük bir azınlığın fikri haline gelir ve zaman içinde yok olup giderler.

Bugün pornografi gelişen bir sanayi halinde. Egemen sınıfın bir kısmı kadınlarla bağımsız bireyler olarak ilişki kuramayan, kendilerine ve kadınlara yabancılaşmış erkeklerin bu durumunu kullanan bu sanayiden büyük paralar kazanmakta.

Sosyalizm kapitalistlerin bu kâr kapısını kapatacaktır.

Erkekler dünyayı değiştirmek ve kurtuluşlarını kazanmak için mücadeleye girdiklerinde artık kadınları sadece basit seks objeleri olarak görmeyeceklerdir.

Toplumun bütün ağırlığı kadınların ekonomik ve sosyal eşitliği için mücadele edip değişimler sağlarken genç kadınlar ekonomik ihtiyaçlarını gidermek için vücutlarını satmak zorunda kalmayacaklar.

Baskı makinaları kapitalist sınıfların elinden alınacağı için artık pornografik yayınlar basmak, fahişelikle beraber ortadan kalkacaktır.

Kapitalizm gibi temelleri eşitsizlik olmayan bir toplum kadınları her açıdan koruyacak ve erkeklerle eşit hale getirecektir.

Rus devrimi sırasında kadın işçiler cinsiyetçi patronlara ve ustabaşılara karşı adaleti kendi elleri ile gerçekleştirdiler.

Kadınlara karşı cinsel tacizde bulunanlar fıçılara konarak nehirler atıldı. Ne var ki, sosyalist bir toplum kadınları rahatsız eden erkeklere karşı böylesi bir şiddeti uzun süre kullanmak zorunda değil.

Eşitsizliğin, yoksulluğun, yabancılaşmanın ortan kaldırıldığı bir toplumda tecavüzde ortadan kalkacaktır. Peki ortadan kalkacakların yanı sıra sosyalist bir toplumda kadınlar için yeni neler olacaktır? Engels şunları söylüyor:

“Bu sorunun cevabı yeni bir nesil yetiştiğinde verilecektir: Hayatında bir kadının teslimiyetini para ile ya da herhangi bir başka toplumsal güç aracı ile satın alma deneyine sahip olmayan yeni bir genç erkek nesli, ve gerçek aşktan başka hiçbir nedenle kendisini erkeklere verme ya da ekonomik korkulardan dolayı kendilerini sevgililerinden esirgeme deneyine sahip olmayan bir genç kadın kuşağı ortaya çıkınca.

“Böyle bir nesil ortaya çıktığında onlar başkalarının kendileri için ne diyeceğine bakmayacaklar ve kendi pratiklerini yaşayacaklar, kendi kamu vicdanlarını oluşturacaklar. İşte meselenin sonu da bu olacak.”
avatar
Mustafa Alacı
Administrator
Administrator

Mesaj Sayısı : 488
Puanları : 5034
+ Rep : 0
Kayıt tarihi : 15/04/09
Nerden : İzmir

http://devrim.turkforumpro.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz