Yolumuz Devrim Aşkımız Devrim | DevrimForum |
Forumumuzda Daha İyi Vakit Geçirip Devrim ... İle İlgili Konular Hakkında Bilgi Alıp "Ulusal Kurtuluş Örgütü (UKÖ) " Ne Katılıp Burada Okuduğumuz Ve Aldığımız Bigileri Gerçek Hayatta da Yapabilmemiz İçin Sitemize Kayıt Olup "Ulusal Kurtuluş Örgütü (UKÖ) " Ne Katılmak İsterseniz "Ulusal Kurtuluş Örgütü (UKÖ) " Konusuna Gelip Başvuru Yapabilirsiniz İyi Forumlar Wink

Oligarklar Arasında - Candan Badem

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Oligarklar Arasında - Candan Badem

Mesaj  Mustafa Alacı Bir Ptsi Nis. 20, 2009 12:12 pm

Oligarklar Arasında - Candan Badem

DÜNYA SOLA DÖNÜYOR - RUSYA ve ESKİ SOVYET CUMHURİYETLERİ yazıları

Marksist teoride burjuva devleti burjuvazinin ortak işlerine bakan bir komitedir. Burjuva devleti bir yandan bir bütün olarak burjuvazinin çıkarlarını korurken öte yandan burjuvazi içindeki anlaşmazlıkları çözüme bağlar. Ancak bu mekanizma her kapitalist ülkede aynı saydamlıkta veya aynı incelikle işlemez. Bazılarında bu iş daha dolaysız ve daha saydam işler.

Rusya'da hiç şüphesiz oligarşinin ve yeni burjuvazinin iktidarını temsil eden Medvedev'in geçen hafta anlaşmazlığa düşen iki büyük oligarkın, Alfa Grup'tan Mihail Fridman ile Bazovıy Element grubunun sahibi Oleg Deripaska'nın arasındaki alacak davasına karışması tam da Marksist teorinin kapitalizmin gerçeklerine ne kadar uygun düştüğünü gösteren bir örnek. Medvedev bu ikili ile görüştükten sonra iki grup da aralarında sorun olmadığını, anlaştıklarını açıkladılar. Tabii bugün Medvedev'in yaptığı işi eskiden Putin yapıyordu. Oysa bir hukukçu olan Medvedev seçim öncesi ve sonrasındaki demeçlerinde şirketler arasındaki sorunların hukuksal alan içinde çözülmesi gerektiğinden söz etmişti.

Birkaç hafta önce Deripaska'nın bazı şirketlerinin Alfa Grup'a olan borçları yüzünden Fridman mahkemeye başvurmuştu. Bunun üzerine Deripaska Medvedev'e başvurdu ve randevu aldı. Randevu öncesinde Medvedev yaptığı açıklamada bazı bankaların ve alacaklıların hırsları yüzünden ekonomik kriz ortamında ülkenin büyük üretici gruplarının kaderine terk edilemeyeceğini söyledi. Alacaklılar borçların yeniden yapılandırılmasını kabul etmeliydiler. Rus gazetelerinin yazdığına göre Medvedev “Korporatif bencilliğe son vermek gerek” dedi. Ardından iki oligarkı karşısına alarak hakemlik yaptı ve onları barıştırdı. Böylece bir kez daha Rusya'da büyük şirketler arasındaki her anlaşmazlığın yüksek devlet katında çözüldüğü görülmüş oldu.


2006 ve 2007 yıllarında Rusya'da en zenginler listesinde başı çeken Deripaska'nın serveti üçte bir oranında azalmış durumda ve şimdi listede sekizinci sırada. 2008 yılında Rusya'da 10 büyük milyarderin toplam serveti de % 66 oranında azalmış durumda.


Deripaska'nın muazzam grubundan Leningrad'taki üç büyük fabrikanın durma noktasına gelmesi üzerine RFKP Leningrad örgütü bu fabrikaların kamulaştırılmasını önerdi.


Kilise ve mülkiyet


Rusya'da devletten yardım bekleyen büyük “şirketlerden” biri de Rus ortodoks kilisesi. Kilise bütün Ortodoks dinsel mekanlar ve anıtların mülkiyetinin kendisine verilmesini istiyor. Ancak bununla birlikte bu kilise ve anıtların bakım masraflarını da devletten istiyor. Ne hoş değil mi! Şu papazların yüzsüzlüğüne bakar mısınız? Fakat kilisenin (ve bu arada Rusya'daki öteki dinsel kurumların) dediği olacak gibi görünüyor.


İşin ilginç yanı daha önce bu papazların kullandığı argüman şöyleydi: Diyorlardı ki çoğu zaman kiliselerin bakım ve onarımı için kilise müminlerden para topluyor ve insanlar yardım ediyorlar. Ancak kendi paralarıyla onardıkları bu kilise onlara ait değil, devlete ait olarak kalıyor. Nerede adalet? Oysa yukarıdaki talepleri bir yana, iki yüzlü papazlar aslında kiliselerin mülkiyetini yerel cemaatlere falan bırakmayı düşünmüyorlar, doğrudan merkezi kiliseye vermek istiyorlar.

Papazların ikinci argümanı dinsel anıtların, ibadethanelerin ve manastırların zaten Kilise'nin mülkiyetinde iken Bolşevikler tarafından haksız olarak ellerinden almış olduğu dolayısıyla şimdi mal sahibine geri verilmesi gerektiği şeklinde. Oysa Bolşeviklerin haklılığı haksızlığı bir yana, devrim öncesinde kilise ve manastırların çoğu yerel cemaatlerin mülkiyetinde idi. Şimdi ise kilise bunları tek elde toplamak istiyor. Üstelik yıllık bakım ve onarım giderlerini de bütçeden almak istiyor.

Tarihsel değeri olan anıtların ve binaların kiliseye verilmesi halinde ne olacağını kestirmek zor değil. Anıtların özgün haline uygun restorasyonuyla değil de yeni ve süslü görünmesi ile ilgilenen kilise bunları kendi yandaş “restorasyon”cu şirketleri eliyle ve devletin parasıyla birer kitsch haline getirecek.

Mustafa Alacı
Administrator
Administrator

Mesaj Sayısı : 488
Puanları : 5034
+ Rep : 0
Kayıt tarihi : 15/04/09
Nerden : İzmir

http://devrim.turkforumpro.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz