Yolumuz Devrim Aşkımız Devrim | DevrimForum |
Forumumuzda Daha İyi Vakit Geçirip Devrim ... İle İlgili Konular Hakkında Bilgi Alıp "Ulusal Kurtuluş Örgütü (UKÖ) " Ne Katılıp Burada Okuduğumuz Ve Aldığımız Bigileri Gerçek Hayatta da Yapabilmemiz İçin Sitemize Kayıt Olup "Ulusal Kurtuluş Örgütü (UKÖ) " Ne Katılmak İsterseniz "Ulusal Kurtuluş Örgütü (UKÖ) " Konusuna Gelip Başvuru Yapabilirsiniz İyi Forumlar Wink

Sovyet Belediyeciliği - Candan Badem

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Sovyet Belediyeciliği - Candan Badem

Mesaj  Mustafa Alacı Bir Ptsi Nis. 20, 2009 12:05 pm

Sovyet Belediyeciliği - Candan Badem

DÜNYA SOLA DÖNÜYOR - RUSYA ve ESKİ SOVYET CUMHURİYETLERİ yazıları

Bu yazımda kapitalist belediyecilik ile Sovyet belediyeciliğini karşılaştırmak istiyorum. Sovyetler Birliği'nde yerel sovyetler (il ve ilçe sovyetleri) belediye işlevini görüyordu. Bazılarının sandığının aksine bu sovyetler için yapılan seçimlere tek parti katılmıyordu: SBKP dışında partisizler de katılıyordu. Pratikte yerel sovyetlerin ortalama üçte biri partisiz üyelerden oluşuyordu.

Sovyet iktidarının sermaye iktidarından en büyük üstünlüğü bütün hakların ve özgürlüklerin sanal değil gerçek oluşu idi. Örneğin burjuva iktidarında sözde reşit olan herkes seçimlerde aday olabilir ancak pratikte biliyoruz ki aday olmak ortalama emekçinin kaldıramayacağı kadar büyük masraflar gerektirir. Hatta bir işçi veya memur emekli ikramiyesinin tamamını verse bile seçim masraflarına yetmeyecektir. Sovyet iktidarında ise partili veya partisiz bir emekçinin aday olmak için bir kuruş harcamasına gerek yoktu: Çalıştığı iş yerindeki arkadaşlarının güvenini kazanmış olması yeterliydi. Sovyet iktidarında herkes sendikalı idi ve herkesin sendikası seçimlerde kendi adayını (partili veya partisiz) çıkarabiliyordu.

Sovyet belediyeciliğinde belediye hizmetlerinin ihaleye çıkarılması ve taşerona verilmesi söz konusu olmadığı gibi yandaşları kayırmak da söz konusu değildi. Sovyet şehirciliği bilimsel şehir planlama ilkelerine dayanıyordu. Şehir planlamasında rant yaratmak değil halkın ihtiyaçları göz önüne alınıyordu. Gecekondu diye bir şey yoktu, herkes insan sağlığına uygun konutlarda oturuyordu. Nitekim SSCB'yi gezen herkes şehirlerin planlamasını takdir etmek durumundadır. Bizde ise dünyanın en çirkin beton yığınları Türkiye'nin her tarafını sarmış durumdadır. Türkiye'de şehirlerin hepsi birbirine benzemektedir: hepsinde aynı iç içe geçmiş beton yığınları, daracık kaldırımlar, dar sokaklar, kaldırımın dibinden başlayan konutlar, yüzde 100'e yakın betonlaşma ve çok katlı çirkin binalar vardır. Çocukların oynayabileceği yeşil alanlar yok denecek kadar azdır. Altyapı çalışmaları plansız yapıldığı için yollar sürekli kazılmaktadır.

Oysa SSCB'de her şey plana göre yapılıyordu. Şehir planlarının hazırlanmasında uzmanlar çalışıyordu. Her şehrin bir başmimarı vardı ve onun onayı olmadan hiçbir inşaat projesi yapılamıyordu. Tarih ve kültür varlıkları koruma altında idi. Küçük oy hesaplarıyla plansız devasa gecekondu bölgeleri yaratılmıyordu. Her şehirde çok sayıda parklar, yeşil alanlar bulunuyordu. Nüfusu bir milyonu geçen şehirlere metro yapılması kural idi. Nüfusu 100 bini geçen her şehre tiyatro ve bale binası yapılması da kural idi. Şehirlerin nüfusları da kontrol altında idi. Bir şehrin nüfusunun o şehrin altyapısının kaldıramayacağı kadar artmasına izin verilmiyordu. Sanayi kuruluşlarının ülkenin her tarafına dengeli dağılması sağlanıyordu. Böylece nüfusun belli başlı şehirlerde yığılması önleniyordu. Örneğin Rusya'nın üçüncü en büyük şehrinin neresi olduğunu sanırım pek az kişi tahmin edebilir. (Birinci Moskova ve ikinci Leningrad'ı çoğu kişi bilecektir). Evet SSCB'de ve Rusya'da üçüncü büyük şehir Novosibirsk idi. Novosibirsk adından belli olduğu gibi Sibirya'da idi. Bu şehir tamamen Sovyet iktidarının ürünü idi. Burası büyük sanayi kuruluşları yanı sıra ülkenin en büyük akademik merkezlerinden birine ev sahipliği yapıyordu. Onlarca üniversite, enstitü vb bilimsel araştırma kurumu vardı. Bugün ise birçok eski Sovyet bilim merkezi gibi burası da kaderine terk edilmiştir. Moskova'da ise nüfus aşırı arttığı için trafik keşmekeşi dayanılmaz hale gelmiştir.

Ben 1995-2000 yılları arasında Kazakistan'da bulundum. Başta eski başkent ve halen en büyük şehir olan Almatı olmak üzere Kazakistan'ın birçok şehrini gezdim. (Bu arada Almatı'ya çarlık zamanında Rusça adıyla Vernıy deniyordu, Sovyet iktidarı Kazaklara ayrılma hakkı olan bir cumhuriyet ve modern bir başkent kazandırdığı gibi bu başkentin adını da Kazakçası olan Alma Ata'ya çevirdi. Bugünkü Almatı adı Alma Ata'nın halk ağzındaki kısaltılmış şeklidir). Ayrıca öteki Sovyet ülkelerini gezdim. Doğrusu Sovyet şehirciliğine hayran olmamak elde değil. Düzgün geniş caddeler, dev parklar, en fazla dört katlı apartmanlar, apartman blokları içinde geniş yeşil alanlar, kaldırımlar ile evler arasında yer alan yeşil alanlar, şehir içinde miting vb kutlamalar için elverişli dev meydanlar ve bütün konutlarda sıcak su, doğal gaz merkezi ısıtma sistemi bütün Sovyet şehirlerinde olduğu gibi Kazakistan'daki şehirlerde de vardı. Ancak kapitalizme geçildikten sonra binalar bakımsız kalmıştı çünkü şimdi şehir merkezinde çok değerli evlerde oturan emekli insanların aldıkları emekli maaşı bırakalım merdiven otomatiğini, aylık sabit konut giderlerini ödemeye dahi yetmiyordu. Birçoğu evlerini kiraya verip kendileri daçalarına veya çocuklarının yanına gidiyordu. Daça denen evler şehrin kenarında yer alan bahçeli müstakil evler. Ben orta ve yukarı yaşlı kuşakta daçası olmayan pek az insana rastladım.

Sovyet iktidarı insanları hem şehirde bir daire hem de şehir kenarında, doğayla iç içe, bahçeli bir daça sahibi yapıyordu. Şimdiki kapitalist düzende ise genç bir insanın çalışarak ev veya daça sahibi olması tamamen bir hayaldir.

Mustafa Alacı
Administrator
Administrator

Mesaj Sayısı : 488
Puanları : 5034
+ Rep : 0
Kayıt tarihi : 15/04/09
Nerden : İzmir

http://devrim.turkforumpro.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz